Kendisini ve belirtilerini en çok yirmili ile ellili yaşlar arasında gösteren sedef hastalığının, ilk akla gelen belirtileri, gümüş renginde pullu bir görüntü ile kırmızı lekelerin üstünün kapanmasıdır. Sedef hastalığının bulguları genellikle klinik olarak bulunmalıdır. Peki, bu sedef hastalığının nedenleri nelerdir? Maalesef ki sedef hastalığının nedeni tam olarak bulunamamıştır. Bu problemde sedef hastalığının tedavisini olumsuz etkilemiştir. Zira sorunun kaynağı bilinemediği için, kaynağa yönelik bir tedavi de uygulanamamıştır.
Sedef hastalığı nedeni olarak kalıtsal etkilerden bahsedilir. Fakat kalıtsal etkiler sedef hastalığının tam olarak bir nedeni olmayıp sedef hastalığına yakalanma ihtimalinin kişide daha yüksek oran bulması olarak değerlendiriliyor tıp alanında. Sedef hastalığı belirtileri bazen kişilerde diğer hastalıklarla karıştırılabiliyor.
Çünkü sedef hastalığının deride yarattığı belirtilere benzer belirtiler başka hastalıklarda da vardır. Mesela egzama bu hastalıklara örnek verilen bir hastalıktır. Fakat ikisi birbirinden tamamen farklı hastalıklardır. Egzama belirtileri, derinin uzun bir süre sürtünme yaşaması sonucu ile tahriş olmuş, iltihaplı kızarmış bir şekil almasıdır. Bu iki hastalığın belirtileri aynı gibi görünse de hastalıklar birbirlerinden oldukça farklıdırlar. Akıllarda cevap bulmamış sorulardan biri ise; ‘sedef hastalığı bulaşıcımıdır?’ sorusudur.
Bu sorunun cevabı sedef hastalığının bulaşıcı olmamasıdır. Fakat toplumun, hastalığın görsel anlamda kötü bir hastalık olmasından kaynaklı olarak, bulaşıcı olduğunu düşünmeye devam etmesi sedef hastaları için kötü bir durum teşkil ediyor. Sedef hastalığı tedavisi ise, tıbbi ilaçların yanı sıra alternatif tıp olarak adlandırdığımız bitkisel yöntemler kullanılarak da yapılabilmektedir. Sedef hastalığı bitkisel tedavi alanında, kendine çeşitli bitkisel reçeteler bulmuştur.
Bu hastalıkta bitkisel tedavinin popüler olma nedeni ise ilaç tedavisinde mutlak çözüme ulaşılamamasıdır. Nitekim ilaç tedavisi uygulanan hastalar tedavi sonrasında ilaç kullanımını bıraktıktan sonra, tekrar hastalığın belirtilerinde ki artışla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu periyodik olarak tekrar eden durum karşısın da hastalar kendilerine alternatif başka çözümler bulmayı seçmişlerdir. İşte bitkisel tedavide sedef belirtilerinin görüldüğü andan itibaren uygulanan en yaygın yöntemdir.
İlgili Başlıklar:
Ocak 28th, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Ağrı ve sızı yaratmadan, deride oluşan kötü bir görüntüyle tanıdığımız sedef hastalığı, hastalarda bu görüntüden kaynaklı bir çekingenlikle sosyalleşememe durumu yaratır. Sedef hastalığının bulaşıcı olduğuna yönelik yanlış ama yaygın olan düşünce ise, sedef hastalarının can sıkıcı sorunlarından biridir. Şimdi hep birlikte sedef hastalığı başlangıcını inceleyelim. Sedef hastalığı az öncede söylediğim gibi hasta vücudunda ağrı yaratan bir hastalık değildir. Hastanın vücudun da oluşmuş yaralar dahi herhangi bir ağrı sızı yaratmaz.
Hastalığın başlangıcı kişide belli başlı yerlerde oluşan, cilt tipi değişikliği, küçük kuru pullaşmış görüntüler olarak görülür. Bu bazı bölgeler dediğimiz yerler ise, genellikle sedef hastalığının yerleşmeyi sevdiği yerlerdir. Sedef hastalığı en çok saçlı deriye yerleşmeyi sever, bu yüzden de genellikle ilk görüldüğü yer bu bölgedir. Diğer sevdiği bölgeler ise dirsek ve diz gibi normal olarak da kuruluğu ile bilinen bölgelerdir. Sedefin bu bölgelerde yarattığı tahribat ise genellikle iki şekilde baş gösterir, başlangıç seviyesinde bu şekillerden biri, kırmızı renge sahip leke görüntüleri, bir diğeri; pullaşmış, kurumuş, gümüş rengi kabuklaşmış bölgelerdir.
Bu lekeler sedef hastalarının vücudunda kaşıntı ağrı yapmadıkları için rahatsızlık vermezler. Bu sebepten ötürü, hastalar bu problemin sorunlarını en fazla görsel olarak yaşarlar. Fakat bu problem saçlı deride ortaya çıkmış ise, sedef hastalarının kaşıntı kanama gibi sorunları baş gösterir, ama hastalığın saçlı deride saç dökülmesine neden olmadığını da ayrıca belirtmek isterim. En çok saçlı deride rastlanan bu hastalığın vücutta ve saçlı bölgede oluşturduğu şikâyetler bu bakımdan farlılık gösterir. Bu anlattıklarımız sedef hastalığının kötü olan, ama hastalık içerisinde iyi olarak kabul edilen özellikleridir.
Hastalığın en kötü özelliği ise; eklem iltihabına neden olduğu zamanlar da ölümlere yol açmasıdır. Genellikle nadir olarak görülen bu durum, çok tehlikelidir. Bazı hastalar bu hastalığı bir kaç leke ile atlatabilirken, talihsiz olarak adlandırabileceğimiz bazı hastalarda, durum ölümle sonuçlanabilmektedir. Sedef hastalığı eklem iltihabı ile baş gösterdiği zaman bu iltihap tüm vücuda yayılarak ölüme sebebiyet verir.
Sedef hastalığı başlangıcında bilinmesi gereken bir diğer unsurda, bu hastalık yaşlılarda ve çocuklarda görülmemektedir. Hastalığın yaşam bulmayı sevdiği yaş aralığı yirmili yaşlarla başlayıp ellili yaşlarla son bulmaktadır.
İlgili Başlıklar:
- Bu yazı için önerdiğimiz ilgili başlık bulunmuyor.
Ocak 25th, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Normal bir insan da cildin kendini yenileme süresi yirmi ile otuz gün arasında değişirken, sedef hastalığına yakalanmış bir hastada bu durum en geç dört gün içerisinde olmaktadır. Sedef hastalarının ciltleri kendilerini bu kadar hızlı yenilediği için, sedef hastalığında o herkes tarafından bilinen hastalıklı deri oluşur. Bu hastalıklı deriyi bilmeyenlerimiz için biraz anlatmak gerekirse, ciltte oluşan kırmızı lekelerin üzerini kabuklu, kurumuş, gümüş renginde bir derinin kaplamasıdır. Sedef hastaları bu kötü görünüm yüzünden ise kendilerini toplumdan soyutlamışlardır. Sedef hastalığı geçer mi diye sorduğumuz zaman maalesef ki cevabımız çokta iç açıcı olmamaktadır. Nitekim sedef hastalığının nedenleri bilinmediği için hastalığın kökünü kurutan çözüm yöntemi de bulunamamıştır.
Tıbbi olarak bu açık, hastaları tıbbi ilaçlara yardımcı olacak sedef hastalığında bitkisel tedavi olarak bildiğimiz tedavi yöntemine yönlendirmiştir. Sedef hastalığı bitkisel tedavi yöntemi ile tamamen ortadan kaldırılamasa da hastalar için sevindirici sonuçlar doğurmuştur. Sedef hastalığı bitkisel tedavisi, ardıç katranı yağı, çörek otu tohumu gibi mucizevî bitkiler kullanılarak elde edilen kürlerle ve merhemlerle gerçekleştirilir. Sedef bitki tedavi yöntemi uygulanırken, hastalığın, hastada nasıl bir yaşam dönemin de olduğu, hastanın cinsiyeti, yaşı gibi durumlar göz önünde bulundurulmalıdır.
Üzerinde durulması gereken başka bir konuda hamilelikte sedef hastalığıdır. Sedef hastaları hamilelik dönemlerinde yalancı bir iyileşme dönemi yaşayabildikleri gibi, hamilelikleri hastalığı olumsuz yönde tetikleyerek daha da kötüye gitmesine neden olabilir. Bazı durumlarda ise hastalık hiçbir değişiklik göstermeyerek aynı kalır. Fakat her durumda, sedef hastası olan kişinin, hamileliği ve hastalığın seyri kontrol altında tutulmalı ve mutlak takip edilmelidir. Bu üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir durumdur.
Çünkü sedef hastalığına hamileliğin etkisi yüksek derecede olumsuz olursa, anne ve bebeğin hayati tehlikesi söz konusudur. Sedef hastalığının nasıl geçeceği noktasında birçok çareye başvuruluyor. Fakat sedef hastalığı, geçmeyip çoğunlukla hastanın hayatında periyodik iyileşmeler ve yeniden canlanmalar göstermektedir. Sedef hastaları bu periyotları yaşamaya hastalıklarını öğrendikleri zaman hazır edilmelidirler. Çünkü hastanın kendi hastalığını tanıması bütün hastalıkların tedavisinde önem arz etmektedir.
İlgili Başlıklar:
Ocak 22nd, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Sedef hastalığı, kötü deri oluşumları ile bilinen, kırmızı lekelerin vücutta kurumuş kabuk görüntüsünde bir deri ile kaplanmasıdır. Bu hastalık genel olarak bazı çeşitleri dışında hastaya ağrı, sızı vermez. Kaşıntı yaratan ve hastada kaşıntı yaratmayan olarak iki çeşide de ayırabiliriz bu hastalığı, bu özelliği göz önüde bulundurularak. Sedef hastalığının kaşıntı yaratmayanı en çok rastalanan ve bütün vücutta en çok görülen çeşitidir. Sedef hastaları için vücutlarında oluşan kötü deri oldukça can sıkıcı bir durumdur, zira bu sebepten ötürü sedef hastaları kendilerini toplumdan soyutlamaktadırlar.
Hastalığın nedeninin tam olarak anlaşılamamasından ötürü, tedavilerinde de mutlak başarı sağlanamamıştır. Bu yüzden sedef hastaları çözümü alternatif tıp olarak adlandırdığımız doğal tedavi yöntemlerinde aramıştırlar. Sedef hastalığı bitkisel tedavi ile çok iyi sonuçların alınmaya başlandığı bir rahatsızlık halini almıştır. Bu bitkisel tedaviyi gerçekleştiren isimlerden en çok karşımıza çıkan İbrahim Saraçoğlu’dur. İbrahim Saraçoğlu sedef hastalıgı tedavisinde bitkilerden oluşturduğu kürlerle hastalara umut dağıtıyor diyebiliriz.
Çörek otu ve yoğurttan oluşturduğu bir karışımı hastaların her gün kullanması gerektiğini söyleyen İbrahim Saraçoğlu sedef hastalığı için lavanta kürü olarak adını sıkça duyduğumuz bir tedavi yöntemiyle de karşımıza çıkıyor. Lavanta kürünün dışında sedef hastalığı için adından en çok bahsedilen bir başka üründe ardiç katranı yağıdır. Ardıç katranı sedef hastalığında bir merhem vazifesini görerek hastalıklı deri üzerinde kullanılır.
Ahmet Maranki sedef hastalığı alanında karşımıza çıkan bir başka isimdir. Ahmet Maranki sedef hastalığı kürü ise kabukları soyulamadan bol su ile beraber kullanılması gereken kırmızı pancardır. Bu ünlü isimler sedef hastalarının ilaç tedavisinde ulaşamadıkları başarı için, alternatif bir sürü bitkisel tedavi reçeteleri ile adlarından bahsettirmeye devam ediyor. Bunlara alternatif olan bir çözümde Suna Dumankaya’dan geliyor.
Suna Dumankaya sedef hastalığı tedavisinde ısırgan otu, şahdere otu, civam perçeminden oluşan bir çay ile beraber, çöven kökü ve baldan oluşan bir karışım sunuyor. İbrahim saraçoğlu ile anlatmaya başladığımız bitkisel tedavi yöntemlerine diğer isimlerden de bazı şifa sırlarını paylaştık. Bitkiler yaşamımızın her alanında sağlık dağıtmaya devam ederken, sedef hastalığı açısından ciddi sonuçlar doğurdukları bir gerçek.
İlgili Başlıklar:
Ocak 19th, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Sedef hastalığına iyi gelen bitkiler için önerilen kürü açıklayalım. Sedef çiçeği, 5gr udu hindi, 5 gr kırmızı gül yaprakları, 5 gr papatya, 30 gr kekik, 30 gr kereviz tohumu, 30 gr çörek otu, hepsi toz getirilerek 2 litre su içinde kaynatılır. Yoğunlaşan bu sıvıya bal ilave edilir. Her gün bir tatlı kaşığı yenir. Diğer bir öneri de Yarım litre suya 100 gr şahtere atıp kaynatılır ve sedef olan bölgelere sürülür.
Sedef hastalığı tedavisi, öncelikle hastanın alevlenmelerinin önüne geçilerek başlanır. Hastanın derisinin kurumasını engellemek için nemlendirici losyon ve kremler kullanılır. Ayrıca d 3 vitamini türevleri ve kortizonlu pomatlar kullanılmaktadır. Fototerapi denilen güneş ışığı veren özel lambalar ile tedavi de faydalı olmaktadır. Sedef hastalığı bulaşıcımıdır diye düşünmeyin. Allerjik ya da mikrobik bir hastalık değildir.
Hastalık ömür boyu alevlenme ve iyileşme dönemleri ile seyreden bir hastalıktır. Sedef hastalığı belirtileri pek fark edilmez. En tipik belirtisi deri üzerinde görülen kırmızılık ve üzerindeki sedef beyazı pullar ve kuru kepeklerdir. Hasta bazen sedef olduğunun farkına bile varamaz.
Sedef hastalığı nedir, deri hastalıklarının en önemlisidir. Kronik, tekrarlayıcı ve sık rastlanan bir hastalıktır. Kış aylarında sedef hastalığına dikkat etmelisiniz. Cilt hastalıkları arasında sedef ilk sırayı almaktadır. Kış aylarında havanın nem oranının azalması derinin kuruması ve kaşınmasına sebep olarak sedef hastalığını alevlendirir. Bebeklerde sedef hastalığı çok nadir görülmektedir. En çok görülen yaş gurubu 20 ila 50 yaş aralığıdır. Bu hastalık genetik olarak da ortaya çıkmaktadır. Sedef hastalığının nedeni tam olarak bilinmese de en fazla stres üzerinde durulmaktadır.
Sedef hastalığı bitkisel tedavi yöntemleri de destekleyici olarak kullanılmaktadır. Bitkisel tedavi uzmanları yaptıkları araştırmalar sonucu sedef hastalığı için çaylar, kremler ve kürler önermektedir. Bu öneriler arasında şeker, et, hayvansal yağlardan ve alkolden de uzak durulması, lifli gıdalar ve balık tüketimine ağırlık verilmesi gerektiği de söylenmektedir. Bitkisel tedavi yöntemleri de önerilen ölçülerde yapılmalı, çabuk iyileşir diye önerinin dışına çıkılması farklı sorunlara yol açabilir.
İlgili Başlıklar:
Ocak 16th, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Sedef hastalığı çoğu durumda tedavisi ne yazık ki çok mümkün olmayan, iyileşmelerle sonuçlanan tedaviler yapılsa bile, bir süre sonra hastalığın tekrar ettiği görülen bir rahatsızlıktır. Sedef hastalığının bu durumunun altında yatan neden ise, sedef hastalığının sebeplerinin bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Hastalığın sebebi bilinmediği için hastalığın kökeni yok edilememektedir. Kalıtımsal nedenleri olduğu düşünülen sedef hastlığının, genel olarak hastalarda görülme şekli, kırmızı lekelerin oluştuğu bir derinin, kurumuş ve pullanmış gibi görünen başka bir deri ile kaplanmasıdır.
Sedef hastalığının tedavi yöntemleri arasında çok sık duyduğumuz bitkisel tedavi, son yıllarda çok fazla popülerleşmiştir. Bu bitkisel tedavi alanında adından çok bahsedilen isimlerden biride herbalist olarak adlandırdığımız, Tarkan Güvelioğlu’dur. Tarkan Güvelioğlu, sedef hastalığının çözümünde genelde sadece deriye yönelik tedavilerin uygulandığının üstünü çizerek, bu noktada yanlış yapıldığını hastalığın tedavisi için bu merhem tarzı ilaçların yeterli olmadığı söylüyor. Kendisi şifalı bitkilerden elde ettiği merhemlerin yanı sıra bu bitkilerden elde ettiği ağız yoluyla alınan bitkisel ilaçlarıda hastalığın tedavisinde kullanıyor. Tarkan Güvelioğlu, hastalara özellikle hastalığın tanısının koyulması için bir hekime gitmelerini söylüyor. Uzman bir kişinin hastalığın tam tanısının ve hastalığın hastada hangi çeşidinin var olduğunu belitmesi gereğinin hayli önem arz ettiği düşüncesinde. Bu durumun uygulanacak tedaviyi tamamen etkilediği kanısında.
Tarkan Güvelioğlu sedef hastalığı gibi sinirsel kökenli, nedeni bilinmeyen, tedavisi zor hastalıklar için saf bitki özlerini kullanarak mucize sonuçlara ulaşılabileceğini söylüyor. Bu bitkisel tedavilerle hastalarda, sedef hastalığının izleri çok az kalıyor, ve Tarkan Güvelioğlu’na göre hasta hastalığın sık tekrarlayan periyotlarını artık çok az yaşamaya başlıyor. Beş cins saf bitki özünden elde ettiği hem içilecek ilacı, hemde bu bitkilerden elde ettiği merhemi, hastanın her gün düzenli olarak kullanması gerekmektiğini söylüyor.
Dört ay boyunca düzenli olarak kullanılan hastalarda sonuçların şaşkınlık yaratacak kadar iyi olduğu söyleniyor. Hastalığın tedavisinde hastaya etki edecek herşeyi düşünen Tarkan Güvelioğlu tedavi sürecinde içilecek çayları bile düşünmüş sedef hastaları için. Güvelioğlu’na göre kendi tedavisinin diğer tedavilerden üstünlüğü ve farkı, damla halinde içilmesi gereken bitki özlerinden yapılmış olan ilaçtır.
İlgili Başlıklar:
- Bu yazı için önerdiğimiz ilgili başlık bulunmuyor.
Ocak 13th, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Sedef hastalığı nedir nasıl tedavi edilir? Öncelikle bu soruların cevabını verelim sedef hastalığı kendine genellikle yirmi yaş ile elli yaş arasını hedef kitlesi olarak seçen, yüzde ikilik bir oranda karşımıza çıkan, sebebi henüz belirlenemeyen bir deri hastalığıdır. Sedef hastalığı tıbbi olarak ise vücutta oluşan kırmızı lekelerin üzeri ve etrafının gümüş renginde kurumuş bir kabukla kaplanmasıdır. Hastaya ağrı sıvı vermeyen hastalık olarak da bilinen hastalık, hastada genellikle yarattığı hasta deri görüntüsü ile rahatsızlık yaratır.
Sedef, sedef nedir sedef hakkın da bildiğimiz başka bir gerçekte, bazen hastada ölümcül sonuçlar doğurabildiğidir. Sedef hastalığı tıpkı gut hastalığı gibi eklem iltihabı ile beraber hastaya büyük bir sorun yaratır. Gut hastalığı nedir? Hemen kısaca anlatalım gut hastalığı ise, kırk elli yaş aralığında görülen bir eklem hastalığıdır. Sedef hastalığıyla benzer durumu da, ilerlemiş sedef hastalarında bulunan eklem iltihabıdır. Sedef hastalığının bir başka benzerlik gösterdiği hastalık ise bilgisayar hastalığıdır.
Hepiniz bilgisayar hastalığı nedir diye sordunuz değil mi? Bilgisayar hastalığı bir asosyalleşme hastalığıdır. Sedef hastalığı ile benzer tarafı da budur. Sedef hastaları kendilerin de oluşan kötü görünümden dolayı toplumdan uzaklaşırlar ve sosyal olma özelliklerini kaybederler. Sedef hastalarının sosyal olma özelliklerini kaybetmelerine neden olan bir başka durumda toplumda yanlış bir inanış olan sedef hastalığının bulaşıcı olduğudur. Peki, sedef hastalığı bulaşıcı mı? İnanılanın aksine sedef hastalığı bulaşıcı değildir.
Sedef hastalığının çeşitleri ise dirseklerde ve dizlerde oluşan Plak türü sedef çeşidi, başta olmak üzere, Damla sedef çeşidi dediğimiz genellikle çocuklarda oluşan sedef, ölümlere götüren eklem iltihabı yapan Eritrodermik sedef, koltuk altı ve kasıklarda olan Ters sedef dediğimiz dört adet sedef çeşidinden bahsedilir. Sedef hastalığı vertigo hastalığı, lejyoner hastalığı gibi salgınla ya da bakteriyel bir şekilde bulaşmayan bir hastalıktır. Hazır isimlerinden bahsetmişken bu iki hastalığa da kısaca değinelim. Vertigo hastalığı nedir?
Vertigo hastalığı normal baş dönmesi ile karıştırılmaması gereken yüksek düzeyde denge kayıplarına neden olan bakteriyel kökenli bir hastalıktır. Peki, lejyoner hastalığı nedir? Lejyoner hastalığı da yine vertigo hastalığı gibi halk arasında zatürree olarak bilinen bakteri kökenli bir hastalıktır. Sedef hastalığının bu hastalıklar gibi bakteriyel bir hastalık olmadığını tekrar belirtmek isterim.
İlgili Başlıklar:
Ocak 10th, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Kendini ağrı ve sızı ile değil, daha çok vücutta sebep olduğu kötü deri görüntüleri ile tanıtan sedef hastalığının, ne yazık ki tam bir tedavi yolu yoktur. Bunun sebebi ise sedef hastalığına neden olan ana kaynakların bilinmemesidir. Evet, sedef hastalığının nedeni bilinmemektedir. Hastaya uygulanan ilaç tedavisi sonrasında ise, hastalar bir süre sonra hastalığın tekrar nüksettiği gerçeği ile karşılaşmaktadır. Sedef hastalığının hasta üzerinde nasıl bir yaşam seyri oluşturduğunu bilmek, hastalığın tedavisine karar vermekte büyük bir etkiye sahiptir.
Hatta hastanın hangi cinsiyette olduğu, kaç yaşında olduğu, nasıl bir yaşam şekli sürdüğü bile tedaviye karar vermek için etkilidir. Sedef hastalığı tedavisinde deride kuruluk olduğu için, hasta bu bölgelere nemlendiriciler kullanmalıdır. Kırmızı lekelerin üzerindeki kepeklerin kaldırılması ise, uygulanacak tedavinin etkisini artıracağı için önemlidir. Sedef hastalığının birde bitkisel olarak adlandırdığımız tedavi şekli vardır. Sedef hastaları bitkisel tedavi yöntemini bir başka çare olarak görüp, bu tedaviyi de hastalığın iyileşme sürecinde kullanmaktadırlar.
Örnek vermek gerekirse ardıç katranı yağı diye adlandırılan ürün, sedef hastalığında kullanılan bitkisel kürlerde kullanıldığı gibi, hastalığın yarattığı kötü deri üzerinde de kullanılarak bir krem vazifesi görmektedir. Kendine hedef kitlesi olarak genellikle yirmili yaşlar ve ellili yaşlar arasını seçen sedef hastalığı tedavisinde adı geçen ilaç tedavisi yöntemlerinden biri tropikal tedavidir.
Tropikal tedavi hastalıklı deriye nemlendiriciler uygulanarak, deri üzerinde ki kabuklar kaldırılarak, uygulanan bir tedavidir. Başka bir tedavi adı ise sistematik tedavidir. Sistematik tedavi uygulanan hastalar, sedef hastalığını daha ileri seviyede yaşayan hastalardır. Her hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, bu tedavilerin yanında sedef hastalarına mutlaka, birde psikolojik tedavi uygulanmalıdır. Çünkü sedef hastası kişi kendisinde oluşan, bu çirkin deri görüntüsünden son derece rahatsız olduğu için, kendini toplumdan soyutlamaktadır.
Kendini toplumdan soyutlamasına neden olan başka bir durum ise toplumun sedef hastalığının bulaşıcı bir hastalık olduğuna inanmasıdır. Sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık olmamasına rağmen, toplum bu konuda farklı bir inanışa sahiptir. Günümüz şartlarında sıkça kullanılan ışık tedavisi de sedef hastalığının başka bir tedavi yöntemini oluşturmaktadır. Ama hangi tedavi yöntemi kullanılırsa kullanılsın, hastalığın tekrar baş göstermesi oldukça çok rastlanan bir durumdur.
İlgili Başlıklar:
- Bu yazı için önerdiğimiz ilgili başlık bulunmuyor.
Ocak 7th, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Karşılaşılma sıklığı çok fazla olmasa da, bu hastalığı yaşayanlar için fazlasıyla can sıkıcı bir hal alan hastalık çeşididir sedef hastalığı. Hastalığın ana kaynağı öğrenilemediği için, tedavisi de kaynağa yönelik olmayıp hastalığın sonucuna yönelik olmaktadır. Yani vücutta ortaya çıkan yaralar, üzerine tedavi şekilleri uygulanmaktadır. Bu tedavi şekillerinden en başta geleni ise ilaç tedavisidir. Sedef hastalığına yakalanan hastaların çoğunda uygulanan ilaç tedavisi maalesef ki hastalığın tedavi süreci bırakıldıktan sonra, hastada hastalık bulguları tekrar baş göstermeye başlayıp, hasta sedef hastalığını yaşamaya yeniden başlamaktadır. Sedef hastalığında kullanılan ve adı en çok geçen ilaç psoderm isimli bir sedef ilacıdır.
Bu ilaç, hastalarda oluşan lekelerin üzerinde ki kabuksu görüntülere yönelik olarak uygulanmaktadır. Ve hastalığın sonucu olan kötü deri görünümünü, düzelten bir etki yaptığı görülmektedir. Sedef hastaları, ilaç tedavisi ile mutlak bir çözüme ulaşamadıkları için, başka türlü sedef hastalığı ilaçları bulmaya yönelmişlerdir. Bu arayışlarının içerisinden en popüler olanlarda biri ise, bitkilerin kullanıldığı bitkisel sedef ilaçlarıdır.
Bu bitkisel ilaçlara örnek olarak verebileceğimiz ardıç katranı yağı, sedef hastalığının hem bitkisel kürlerinde hem de sedef hastalığının yarattığı kötü deri üzerinde bir merhem vazifesi görecek şekilde sürülerek uygulanmaktadır. Sedef hastalığına umut ışığı oluşturduğu söylenen bir diğer bitkisel sedef ilacı ise, çörek otu olarak sıkça duyulmaktadır. Bitkisel kürler, sedef hastalığı ilaçları olarak tıbbi ilaçlardan daha çok karşımıza çıkmaktadır. Sedef hastalığında hastalık, deri üzerinde ağrı ve sızı ile hastaya rahatsızlık vermediği için, sedef ilaçlarının etki şekilleri de kötü görünümü yok etmeye çalışan merhemler ve ilaçlar şeklindedir.
Deri üzerinde ki kepekleri dökmeleri birinci hedef olarak uygulanan sedef hastalığı ilaçlarından, yan etkileri en az olanlar, hastalık için en çok kullanılanlardır. İlk önce hastaya, hastalıklı deri üzerindeki kuru deriyi dökmeye yarayan ilaçlar uygulanır. Bunun nedeni ise, diğer uygulanacak ilaçların etkisini artırmaktır. Nitekim diğer sedef ilaçları sedefli bölgenin üzerine sürülen merhem tarzı ilaçlar olduğu için kuru deri bu ilaçların etkisini azaltmaktadır.
Kuru derinin yumuşaması ve dökülmesi sağlandıktan sonra, bu merhem şeklindeki sedef ilaçları ile tedavi uygulanmaya başlanır. Sedef hastalığının ilerlemiş tiplerinde ise, yan etkileri fazla olan fakat kullanılması hasta için gerekli duruma gelen, ağız yoluyla ve iğne yoluyla kullanılan sedef hastalığı ilaçları da mevcuttur. Tabi bu ilaçlar, sedef hastalığı ileri düzeyde olan hastalarda tercih edilmektedir.
İlgili Başlıklar:
- Bu yazı için önerdiğimiz ilgili başlık bulunmuyor.
Ocak 4th, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments
Hiç hoşnut olunmayan görüntüsü ile hastayı toplumdan uzaklaştıran hastalık, sedef. Evet maalesef ki sedef hastalarının en önemli problemi, genel anlamda bu ağrı sıvı yaratmayan hastalığın, ciltte yarattığı kötü görüntüdür. Yaşlılar ve çocuklarda görülmeyen genellikle yirmili ve ellili yaşlar arasını kendine hedef kitlesi olarak seçen bu hastalık bir deri hastalığıdır. Bu yüzden de sedef hastalığının belirtilerine deride rastlanır. Çoğunlukla hastalığın tespitinde klinik bulgulardan yararlanılır. Nedeni henüz tam olarak bilinemeyen sedef hastalığının en büyük belirtisi, deride pullu bir görüntü oluşturan kurumuş bir tabakadır.
Bu tabakanın altında ise, kırmızı görüntüye sahip küçük küçük lekeler vardır. Ağrı probleminin vücutta rastlanmadığı hastalık belirtileri, eğer saçlı derideyse, durum farklılık gösterir. Sedef hastalığının en sevdiği deri tipi ise, saçlı deridir. Sedef hastalığı belirtileri saçlı deride kendini kaşıntı ve deri altı kanamaları olarak gösterir. Fakat sedef hastalığı belirtilerine, bütün vücutta rastlanabileceğinin altını çizmek gerekir.
Ama sedefin sevdiği diğer bölgeler ise genellikle zaten kuru bir deri özelliğine sahip olduğunu bildiğimiz, dizlerimiz ve dirseklerimizdir. Sedef hastalığına yakalanan hastalardan, şanslı olanları hastalığı ömür boyu bir kaç leke ile geçirirler. Bazı sedef hastaları bu deri rahatsızlığını daha ağır belirtilerle geçirdikleri gibi, bazı ve oldukça şanssız olarak tanımlayabileceğimiz hastaların durumu ise, gerçekten korkutucudur. Çünkü bu hastalar da belirtiler eklemlerde iltihaplanmayla başlar.
Bu iltihap vücutta bütün eklemleri sararak hastanın ölümüne sebebiyet verir. Tedavisi tam anlamıyla çözüm bulamamış bu hastalığın belirtilerini, egzama, mantar gibi diğer hastalıklarla karıştırmamak gerekir. Belirtileri çoğu zaman aynı olsa da bu hastalıklar oldukça farklıdır. İlaçla tedavisi her ne kadar zor olsa da hastalığın tedavi şekli tıbbi ilaçlardır. Ve bunlara yardımcı olarak üretilmiş bitkisel reçetelerdir.
Sedef hastalığının bulaşıcı olmadığı üzerinde durulması gereken en önemli hususlardan biridir, zira sedef hastaları toplumda ki bu yanılgıdan ötürü kendilerini toplumdan soyutlayarak, hastalıklarıyla tek başlarına mücadele etmeye çalışmaktadırlar. Belirtilerini incelediğimiz sedef hastalığının önündeki en büyük sorun olan hastalığın bilinmeyen kaynağı, bulunduğu zaman hastalar açısından çoğu zorluğun ortadan kalkacağına inanıyorum.
İlgili Başlıklar:
- Bu yazı için önerdiğimiz ilgili başlık bulunmuyor.
Ocak 2nd, 2012 | Posted in sedef hastalığı | No Comments